Пропускане към основното съдържание

Публикации

Показват се публикации от септември 10, 2017

“Ben Allah’a İnanmıyorum” Dedi

Bugün yine çarpıcı bir olay yaşadım. Pasaportumu almak için çalışma saatleri başlamadan 30 dakika önce Kırcaali Pasaport Şubesi'ne gitmeme rağmen pasaportunu almak için 5 kişi sırada bekliyordu. Başvuru yapmak için kuyrukta bekleyenlerin belki 100 kişiden fazla olduğunu görünce yine de bu duruma sevindim. Kapı görevlisinin, “Pasaport almak için 3 kişi içeri girsin” diye çağırması üzerine gişeye gitmek için tam bana sıra gelmişti ki, yaşlı bir adam onun sırası geldiğini iddia etti. İşe geç kalmaktan endişe ederek, sıraya dizildiğimde onu hiç görmediğim için ben buna itiraz ettim ve benden önceki iki kişiyle birlikte pasaportumu almak için gişeye gittim. Fakat acaba o yaşlı adama haksızlık mı ettim diye düşünmeye başladım. Sonra gişe önünde bekleyen biri erkek, diğeri kadın olan iki kişiye yaşlı adamın haklı olup olmadığını sordum.   Onlara sıraya durduktan sonra o adamı gördüğümü söyledim. İkisi de adamın haklı olduğunu söylediler, benim sıraya dizildiğim sırada o ada...

Namaza Başlama Hikayem

   Kendimi bildim bileli elhamdülillah, kalbimde Allah sevgisi ve Allah korkusu var, fakat dinimizin direği olan namaz ibadetinden uzun süre uzak kaldım. Aslında benim namaza olan yolculuğum 11 yaşımdayken başladı, ama 35 yaşımdayken bitti. O zaman 5.sınıfta okuyordum ki, bir gün köyümüzün meşhur hocası rahmetli Osman Hoca’mın köydeki çocukları camide bir araya toplayıp, Kuran-ı Kerim’i okumayı öğreteceğini duydum. Osman Hoca, sakallı, yaşlı bir adamdı, saygın bir kişiliğe sahipti. Hatırlıyorum da hiçbir zaman şeker vermeden sokakta rastladığı çocukların yanından geçmezdi. Sabırsızlıkla beklediğim hafta sonu diğer çocuklarla birlikte ben de ilk ders için camiye koştum. Fakat ne yazık ki, komşularımın çocukları dersi dinlemiyorlardı. Bu Osman Hoca’ya karşı saygısızlıklarından değil, din dersine karşı ilgisizliklerinden ileri geliyordu.  Bu durum bende endişe yarattı. Hoca’nın din derslerine son vermesinden korkuyordum. İkinci hafta sonundan sonra camide Kuran Kur...

Tesettür Hikayem

Bu sene tesettürlü olarak Ramazan’a kavuşturan Rabbime y üz bin kere hamd ve şükürler olsun ! Zararın neresinden dönersen kardır demiş atalarımız . Bundan dört ay önce Yüce Allah’ın (CC) tesettür emrini yerine getirmek üzere kesin olarak tesettüre girmeye karar verdim. Bunu uzun   zamandan beri çok istiyordum ama bulunduğum çevrenin etkisiyle bir türlü kapanmaya cesaret edemiyordum.   Kırcaali’de ancak birkaç tane çalışan kapalı bayan tanıyordum. Hepsi ülkedeki imam hatip liselerinden mezun olmuşlardı ve dini hizmetlerde bulunuyorlardı. İşverenim başörtüme karışmasa bile Kırcaali’de ilk tesettürlü gazeteci olarak çalışmaya devam ettiğim halde bunun bedelini ödemek zorunda kalacağımın farkındaydım. Dini eğitim sahibi olmadığım için tesettürlü olarak işsiz kalma endişesini taşıyordum. Çünkü çalışmamak gibi bir şansım yoktu. Öte yandan Allah’ın emrine uymayıp günah işlediğimden dolayı büyük üzüntü ve huzursuzluk duyuyordum. Tesettürün hem Müslüman kadına, hem Müslüma...

Dilenci Roman Kızı

2010 yılında hala etkisinden kurtulamadığım bir olay yaşadım. Ramazan ayında bir iftar yemeğine katılmıştım. Sofra duasından sonra sokaklarda dilenen bir Roman kızı para istemek için iftara davet edilen makam, mevki sahibi varlıklı kimselerin yanına geldi. Tam o sırada ben eve doğru yollanmıştım ki, masadakilerin dilenci kızı benim yanıma gönderdiklerini gördüm. “Bak, git o abladan iste” dediklerini duydum. Ayrıca bana da kızı beklememi işaret ettiler. Sanırım 10 yaşlarında bir kızdı, siması tanıdık geldi. Sanki onu daha önce de sokaklarda dilenirken görmüştüm. Kız koşarak yanıma geldi ve elini uzattı. O sıralarda düzenli bir işim yoktu ve ekmek paramı zar zor çıkarıyordum. Çantama elimi soktum, karıştırmaya başladım, içinden 1 levalık madeni bir para çıktı. Onu kıza verdim. Saat gece 10’a yaklaşıyordu. Kızın bu saatte dışarda olması çok tehlikeliydi. Roman Mahallesi’ne yakın bir yerde yaşadığım için kıza evine kadar eşlik etmeyi teklif ettim. Fakat onca ısrar etmeme rağmen...

Dua Her Şeyin İlâcı

Allah -u T eâlâ, ölüm hariç her derdin devasını yaratmıştır. Her sıkıntının, her üzüntünün çaresi vardır ve o da duadır. Ankebut S û resi’nin 45. ayetinde belirtildiği gibi doğru kılınan namaz, her kötülüğün ilâcıdır. Her şey bir sebep ile yaratılmıştır. Bir şeye kavuşmak isteyen, o şeyin sebebine yapışır. Herhangi bir şeyin sebebine yapışan da, onun neticesine kavuşur. Bu kanaati yaşadığım bir olayla daha da pekiştirdim. Zor durumda kaldığım zaman genelde hep duaya sığınmışımdır ve böylece her zorluğu aşmışımdır. Ancak tek  çaresizliğimi çocukluk döneminden beri mücadele ettiğim nazar da görüyordum. Her ne kadar gereken duaları okusam da, bir türlü netice alamıyordum . Mümkün oldukça kalabalık yerleri kaçınsam da , sık sık nazara yakalanıyordum. Allah ıma şükürler olsun ki, ikamet ettiğim yerlerde hep duası kabul olan bir iki yaşlı kadın buluyordum. Fakat iki ay önce bir C umartesi günü yaşadığım bir olay, başka birine dua okutmadan da nazardan kurtuluş çaresini bulmama vesi...