2010 yılında
hala etkisinden kurtulamadığım bir olay yaşadım. Ramazan ayında bir iftar
yemeğine katılmıştım. Sofra duasından sonra sokaklarda dilenen bir Roman kızı
para istemek için iftara davet edilen makam, mevki sahibi varlıklı kimselerin
yanına geldi. Tam o sırada ben eve doğru yollanmıştım ki, masadakilerin dilenci
kızı benim yanıma gönderdiklerini gördüm. “Bak, git o abladan iste” dediklerini
duydum. Ayrıca bana da kızı beklememi işaret ettiler. Sanırım 10 yaşlarında bir
kızdı, siması tanıdık geldi. Sanki onu daha önce de sokaklarda dilenirken
görmüştüm. Kız koşarak yanıma geldi ve elini uzattı. O sıralarda düzenli bir
işim yoktu ve ekmek paramı zar zor çıkarıyordum. Çantama elimi soktum,
karıştırmaya başladım, içinden 1 levalık madeni bir para çıktı. Onu kıza
verdim. Saat gece 10’a yaklaşıyordu. Kızın bu saatte dışarda olması çok
tehlikeliydi. Roman Mahallesi’ne yakın bir yerde yaşadığım için kıza evine
kadar eşlik etmeyi teklif ettim. Fakat onca ısrar etmeme rağmen evine gitmeyi
katiyen reddetti. Sebebini sordum, ilk önce söylemedi. Daha sonra cevap almak
için ısrar edince annesinden korktuğu için eve gitmek istemediğini söyledi.
“Annenden neden korkuyorsun?”diye sorduğumda, “Bu akşam 5 leva toplamadan eve
gidersem, beni çok fena dövecek ve eve almayacak” diye cevapladı. Bu nasıl bir
anneydi? Bir anne hiç evladına bunu yapar mı? Kafam almıyordu...Kıza o kadar
acıdım ki...Kendimi tutamadım, ağlamaya başladım. Tekrar çantamı yokladım ve
birkaç madeni para çıktı. Yanımda olan bütün parayıı saydım, 5 leva toplanmıyordu.
Hepsini kıza verdim. O evine gitmeden, ben de gitmeyeceğimi söyledim. Kıza
evine götürmem için sokakta birkaç saat yalvardım, yakardım, durmadan ağladım
ama razı edemedim. Sokaktan geçenler bize bakıyorlardı. Kim bilir neler
düşünüyorlardı? Kiz gerçekten annesinden çok korkuyordu. Sonra uzun süre ikna
etmeye çalışarak bir şekilde onu cami avlusuna götürmeyi başardım. Kızdan o
gece artık burada dileneceğine dair söz aldım. Böylece Roman kızını Cenabı
Allah’a emanet edip başına kötü birşey gelmemesi için dua ederek cami avlusunda
bırakmak zorunda kaldım. Oradan hızlı adımlarla gözyaşı içinde eve yollandım. O
gece kızın haline üzülmekten uyuyamadım.
O olaydan sonra o dilenci kıza birkaç defa daha rastladım. Gene sokaklarda para dileniyordu. Ama benden artık hiç para istemedi. Hep ben verirsem aldı. Beni gördüğünde çok seviniyordu. Mutlaka yanıma gelip halimi hatrımı soruyordu. Onu her gördüğümde o geceki hali gözümün önüne geliyordu ve kalbim ağlıyordu, gözyaşlarımı zor tutuyordum. Ama onu üzmemek için üzüntümü gizlemeye çalışıyordum. Yapacak birşey yoktu. Hayatı böyle öğreniyordum işte!
O olaydan sonra o dilenci kıza birkaç defa daha rastladım. Gene sokaklarda para dileniyordu. Ama benden artık hiç para istemedi. Hep ben verirsem aldı. Beni gördüğünde çok seviniyordu. Mutlaka yanıma gelip halimi hatrımı soruyordu. Onu her gördüğümde o geceki hali gözümün önüne geliyordu ve kalbim ağlıyordu, gözyaşlarımı zor tutuyordum. Ama onu üzmemek için üzüntümü gizlemeye çalışıyordum. Yapacak birşey yoktu. Hayatı böyle öğreniyordum işte!
Resmiye MÜMÜN
3 Nisan 2015, Kırcaali
3 Nisan 2015, Kırcaali
"Gitme Zamanı" şiir kitabından

Коментари
Публикуване на коментар